Gel artık uzaklardan, iftirakından perişanım.
Dilde figan, gözde yaş; hasretin narıyla giryanım.
Ne vakit doğursa mehtabı gecenin karanlığı;
Mehtapta yüzünü görüp sana yükselen deryayım.
Ayrılmaz benden hayalin, her şeyde tecelliyatın
Zuhur ettikçe karşımda, etrafında pervaneyim.
Dermansız elem içinde bıraktın beni bi-vefa.
Anbean harab ettin, tarumar olmuş viraneyim.
Sana meftun bir aşığım, hiç usanmam cemalinden.
Dönmem kararımdan, ne varım ne yokum, divaneyim.
Arafta dolanır durur ne esir ne azadeyim.
Gel artık uzaklardan, iftirakından perişanım.

Yorum bırakın