Kapatsam gozlerimi
Anda yıkılsa bütün dünyalar.
Bütün karanlıklar ve gök kubbe.
Sonra kirli ellerimi yüzüme sürüp
Açmayan çiçeklerime yönelerek
Kalpte tutamadığım filizlerine
Bütün birikmiş kabuslarımı
Ve nicelerini anlatarak
Güneşe kanat açan
Narin kelebeğin gölgesine sığınmalıyım.
Belki tanrı bir çiçek yaratır.
Sonunda
İnleyerek güneşi doğuracak kelebeğin
Devasa kanatları üstünde.
Ve bahçıvanın ellerinde
Yeni yuvasında
Taze sevinçleri yapraklarıyla bize sunar.
Bambaşka sevinçleri
Kekik kokusunda, dağlarıyla bize sunan tanrı
Etrafımızı çelik duvalarla saran
Sayısız matemi dağıtamayacak mıydı?
Bize kendimizden miras kalan kaderimiz
Çelik duvarlarını büyütmeye devam edecek mi?
Ne için susmalı insan
Ne için!
Unutmabeni çiçeği kadar sakinlik
Tüylerin diken diken olduğu
Uykuyu alıp götüren kabuslar içinde
Ne kadar durabilir toprağında.
Bulutlar geliyor
Bulutlar geliyor
Güneşi doğuracak kelebeğin
Boğulması yakın.
Narin kanatlar
Kendi ölümünü hızlandırıyor.
Taze yaprakları çiçeğin
Kırılıyor
Kırılıyor
Kırılıyor.
Ellerim alnımda dolaşıp arıyor.
Nerde kaybettiysem
Orada aramalı.
15.07.2024
Yorum bırakın