I.
Gömmek için zamanı yumma gözlerini.
Zaman zaten yutar beni Melani.
Gözlere mahkûmdur gök kubbede yıldızlar.
Uzar bundan saten, yaldızlı geceler
Ötelerde sen çağlara ışık saçarken
Bu tarafta yıldızları saydım ellerimde.
Oysa yanımda dururken güneşin altında
Yüzüne karşı
Bir yıldız gibiydi güneş.
Eski bir suskun ve susamış olup
Ne gün ne gece düşünmeden
Kayboldum neşende.
Gözlerini yedi asır oldu görmedim Melani.
Avuçlarıma konaktan özlem bulandı.
Dalgalara yüz süren
Yosun tutmuş bir taş oldum
Gözlerinin kıyısında.
Denizin kızıllığına işledim ellerimle gözlerini.
Ah!
Hayalini bile düşlemek ne güzel Melani
Parmak uçlarımda ıslaklığı kalırken
Son dokunuşun.
Ve bir de fırtınası vardı hayalinin.
Daha büyük dalgalar
Daha büyük özlemler için.
Unutkanlığımda buluyorum sesini.
Saniye saniye siliyorum zamanı geriye doğru.
O kapıdan girişimi hatırlıyorum.
Gerisi bu güne kadar uzanan bir serüven
Teker teker silinmesi gereken.
Ve bir de zamansız çakışan bakışlar var.
Her şeyi gözlerinle unutturacak kadar.
Çünkü avutan kehanet
Göz kapaklarının arasında ezilecek
Esenlik, senlik bir yadigâr olup duracak alnımda.
Yedi asra basılan mühür silinir sanmıştım.
Oysa
Son nefes kuruttu mührü.
II.
Üçüncü halin imkânsızlığı kuralını ihlal edip
Birçok şeyde var olmuştum
Kendi yalnızlığım içinde.
Kâşifi doğmamış bir kara parçası
Pusulanın icadından çok önceleri
Yelken görmemiş bir okyanus oldum.
Bir çocuğun ilk duası gibi
Ellerin büyüyen halkalar düşürdü maviliklerime.
Biraz yağmur verdin bana
Ve biraz gün ışığı…
Bazen fırtına gördüm.
Bazen güneşinde duruldum.
Kehanetin avuntusu içinde
İnsanlar barındırdım içimde.
Karlı ticaret yolu oldum.
Kanlı zaferlere sunak oldum.
Sonra bütün maviliklerimi sana adadım.
Çünkü sevmek mavidir.
Ve mavi hep güzeldir.
III.
Taşlar,
Zamanın kadim dostlarıdır.
Tarihin ilk şahidi
Hayata düşen son kayıttır.
Denize düşünce bir taş
Halkalar büyüdükçe büyür.
Kehanetin son halkası düşer.
Ve biz basılan mühre üfleriz.
Mühür kuruyunca zaman biter Melani.
11.11.2014
Yorum bırakın