Nefreti besleyen aşk öldürür insanı. İpek dokuyan zehirli örümcek maharetiyle yapar bunu. Yumuşacık duyguların merkezinde o caninin kıskaçları arasında gözünü açan avın örümceğe nefretinden önce kendi aptallığına nefreti başlar.
Rüyadan uyandığında öleceğini bildiği halde uykuya dalar insan. İpeksi duygular sarıp sarmalayınca gerçeği unutuverir. Ne uykudan kaçamaz ne de uyanınca boğazına yapışacak ölümden… Katil ise örümcek maharetiyle avını kilitlemiştir ağında. Galebesinin muhteşem zevkindedir. Av, yalvarsa da katil ustalığını göstermek zorundadır. Sonuçta sadece katil erer muradına.