Durdum
Bileklerinden başlayan yolun başında.
Biraz daha yaşlı
Ve toprak kadar yorgun ve durgun.
Bir zamanlar ay tozuna bulanan
Bileklerine akan ellerim.
Artık
Duvar saatinin sarsıntılarında kayboluyor.
Oysa kimse bilemezdi.
Gökten düşen üç elmanın
Hiç birimizi bulamayacağını.
Tanrının döşediği kilit taşları
Bütün kehaneti çoktan örtmüştü.
Ne duvardaki yanılsamalar
Ne aynaya düsen yansımalar
Beni tırnak diplerinde gezdiren ne varsa…
Peki
Ne içindi?
Kehanetin gölgesinde
Omur çürüten şiirlerinde dolaşmak.
13.08.2019
Yorum bırakın