O eski yağmurlar
O kadim yılanların dağında süzülürken
Aramızda yükselen sadece mesafeler değildi.
Yüzü,
Eski toprak damlarda asılı kalmış
Pîvonk çiçeğinin beyaz yalnızlığı
Ve artık
Takatinden eser bırakmayan
Yaslı yaz mevsimlerinde
Taş duvar kovuklarında
Yuva yapmayan serçenin
Büyük yalnızlığı da yükseliyor
İki kürek kemiği arasında.
Biz bu kadar uzaklaşırken
Kendi kuyularında yuvarlanan
Parmakları birbirine değen
Hangi yöne dönse
Yolları kesişen insanlar var.
Bizim coğrafyamız ise
Körelmiş bıçak.
Hangi bilekte paslansa
Akacak olan
Bir dag sırtı kar suyudur
Kendi tenimizde.
28.03.2015
Mustafa Yalçin
İnstagram: @mustafayalcins
Foto: Hilal ipek

Yorum bırakın