Şimdi olduğu gibi bazen bir çocuğun sahip olması gereken hemen hemen hiçbir şey olmadan yine de renkli ve bir o kadar da mutlu geçen o çocukluk zamanlarını özlüyorum. Daha çok bahar aylarının kokusunu şu anda bile hissediyorum ta yıllar sonra bile. Misket oynamak, araba lastiği yarıştırmak, neredeyse anne karnındayken bile yaşadığımız savaşın etkisiyle savaş oyunları ve daha nice oyunlar… Tabi savaşlar hep fazla iz bırakmıştı. Şu an, daha şimdi sürülen bir tarlayı istemeden hayal ediyorum. Yarılan topraktan neredeyse o anda buğdaya hayat verecek olan o taptaze, o diri, o hayatın kokusunu alıyorum. Farkında olmadan, belki de gerçekten de isteyerek o günlere özlem duyuyorum. Asıl nedeni çözemeyeceğim galiba.
Bu bir yenilgi mi?
Geriye dönüş…


Yorum bırakın