Gecenin kadife eteğinden dökülüverdi.
Pek rüzgâr yutmuş bu yollardan adım adım geçti.
Hayır hayır!
Daha postu deldirmemiş, azıcık yorgun…
Saçları çözülmüş yağmur, epey ıslatmış.
Alelacele sokak başlarını geçerek bakınıyor etrafa.
Ya hatırlar gibi buraları ya arar gibi bir yeri,
Serçe başı gibi oynayan başı bir o yana bir bu yana…
Yağmurla beraber katran gibi akan saçları
Her köşe başında yine akıyor baştanbaşa.
Birikinti sulara aldırmadan alelacele…
Vızır vızır arabalar bu saatte, aldırmıyor.
Her köşe başını yargılar bir edayla sert bakıyor.
Ne kaşında ne yüzünde anlaşılan bir şey yok.
Başına yıldız yağıyor geceden, taktığı yok.
Bir kapı, bir araba, bir sokak…
Kendinden emin yürüyor aldırmadan dünyaya.
Bir köşe başı ve bir cadde…
Bir adım atınca hemen Basmane garında.
Gelen tren, giden tren…
Neyi bekliyor?
Kendinden emin yargılıyor trenleri.
Yargılıyor kendini.
(14.06.2012 – 01.03)

Yorum bırakın